“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla”
Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a; salât ve selâm Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’e, Al-i Aba’sı, Ehl-i Beyti ve Ashabı üzerine olsun.
* * *
Dostluğun Anlamı
Dost sözlükte; “sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı” anlamlarına gelir.
İslam’a göre dost kavramı; velî, sadâkat, sohbet, refik gibi farklı ifadelerle karşılık bul makla birlikte, temelinde Allah sevgisiyle, dünyevi çıkarlardan arınmış, karşılıklı güven, sadâkat ve fedakârlık içeren samîmi bir bağlılık demektir.
Kur'an-ı Kerîm'de dost; tekil olarak Velî, çoğul olarak ise Evliyâ şeklinde geçmektedir.
Kur'an-ı Kerîm'in seksen yedi âyetinin kırk altısında Allah'ın insanlara dostluğu (1), iki âyetinde insanların Allah'a dostlukları (2), on âyetinde insanlarla şeytan arasındaki dostluk (3), diğerlerinde ise iyiler ya da kötüler arasındaki dostluklar (4) açıklanmaktadır.
* * *
Ubâde İbnu's-Sâmit'in Kıssası ve Nâzil Olan Âyetler
Bir gün el-Hâris ibnu'l-Hazrec oğullarından Ubâde ibnu's-Sâmit, Hz. Peygamber (s.a.v.)’e geldi ve şöyle dedi:
“Ey Allah’ın elçisi, benim Yahudilerden birçok dostum var. Ama ben, o Yahudi dostlarımın dostluğunu terk edip Allah ve Rasûlü’nün dostluğuna dönüyorum. Ben Allah’a ve Rasûlu’ne dostluk besliyorum.”
Orada bulunan Abdullah ibn Übeyy ise şöyle konuştu:
“Ben, zamanın ilerde başımıza getirebileceği felâketlerden korkan bir adamım. Onun için daha önceki dostlarımın dostluğundan ayrılacak değilim.”
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) Abdullah ibn Übeyy’e şöyle buyurdu:
“Ey Ebu’l-Hubâb, Yahudilerin dostluğunu Ubâde ibnu’s-Sâmit’inkine tercih ediyorsan buyur yap!”
Abdullah ibn Übeyy “Evet öyle yaptım” deyince şu âyet nâzil oldu:
“Kalplerinde hastalık bulunanların: “Ne olur ne olmaz, korkarız ki zaman aleyhimize dönüverir de başımıza bir felaket gelir” diyerek, o zâlimlerin dostluklarını kazanmak için âdetâ yarış yaptıklarını görürsün. Kim bilir, belki de Allah, mü’minlere bir zafer, bir ferahlama ihsan eder yahut münafıklara doğrudan kendi katından bir musibet verir de onlar, içlerinde gizledikleri nifak yüzünden: “Eyvah, biz ne yaptık!” diye pişman olurlar.”
(Mâide Sûresi 5:52)
“Ey imân edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost ve yardımcı edinirse, o da onlardandır. Allah, düşmana dostluk etmekle nefislerine zulmedenleri hak yoluna eriştirmez.”
(Mâide Sûresi 5:52-51) (5)
* * *
Bizim Dostumuz Kimdir?
Hz. Ali (k.v.)’nin namaz kılarken rükü halinde iken verdiği sadakaya dair rivayeti Ebu Zerr (r.a.) aktarmaktadır:
“Bir gün Allah Rasûlü (s.a.v.) ile birlikte öğle namazı kılıyorduk. Mescide bir dilenci geldi ve oradakilerden sadaka istedi, fakat kimse sadaka vermedi. Dilenci ellerini göğe kaldırdı ve: “Ey Allah’ım, ben şehadet ederim ki Rasûlullah (s.a.v.)’ın mescidinde sadaka istedim, ama kimse bana bir sadaka vermedi” dedi. Hz. Ali (k.v.) o sırada rukûdaydı. O dilenciye sağ elinin küçük parmağındaki yüzyüğü işaret etti. Dilenci de gelip onun parmağındaki yüzüğü aldı.”
Hz. Ali (k.v.)’nin bu davranışını gören Resûlullah (s.a.v.) ellerini açıp şöyle dua etti:
“Ey Allah’ım, kardeşim Musa senden istedi ve: “Rabbim göğsüme inşirah ver, işimde bana bir ortak ver, kardeşim Harun’la beni kuvvetlendir...” dedi de onun hakkında vahiy indirildi. “Senin pazunu kardeşinle kuvvetlendireceğiz ve ikinize hükümranlık vereceğiz.” buyruldu. Ey Allah’ım, ben de senin peygamberin, safîyyin Muhammedim. Benim sadrıma da inşirah ver, işimi kolaylaştır, ailemden bana bir vezir ver; Ali’yi! Onunla benim sırtımı güçlendir.”
Ebu Zerr der ki: Allah’a yemin olsun, Allah Rasûlü (s.a.v.) daha duasını bitirmemişti ki Cibrîl geldi ve: “Ey Muhammed, oku!” dedi:
“Sizin dostunuz yalnız ve yalnızca Allah, O’nun Rasûlü ve namaz kılan, rukû etmiş haldeyken sadaka veren mü’minlerdir.”
(Mâide Sûresi 5:55) (6)
* * *
Gadîr-i Hum'da Vedâ Hutbesi
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem), Veda Haccında Mekke ile Medine arasındaki Gadîr-i Hum denilen suyun başında ashabına şu hutbeyi okudu:
“Ey insanlar, bilesiniz ki ben bir beşerim. Rabbim’in elçisinin (ölüm meleği) gelmesi ve davetine icabet etmem zamanı yakındır. Ben size iki kıymetli emanet bırakıyorum: Birincisi Kitabullah’tır, içerisi nur ve hidâyet doludur. Allah’ın Kitab’ına dört elle sarılın.”
Kur'an-ı Kerîm’in önemini vurguladıktan sonra Ehl-i Beyt hakkında buyurdu:
“Ehl-i Beytim hakkında size Allah’ı hatırlatıyorum! Ehl-i Beytim hakkında size Allah’ı hatırlatıyorum! Ehl-i Beytim hakkında size Allah’ı hatırlatıyorum!”(7)
Kur'an-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde Ehl-i Beyt’in fazilet ve makamları olaylarıyla birlikte anlatılmış, övülmüş; ümmetin dalâletten kurtuluşunun ancak Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’in soyu olup iman ile İslam’ı ve sünnetini temsil edip yaşayan Ehl-i Beyt ile birlikte olmak ve onların takip ettiği yolu izlemekle mümkün olabileceği buyrulmuştur.
* * *
Duâ
Allah’ım, O'nun âl-i’ne ve Ehl-i Beyti’ne, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda, her nefes alacak zamanda Sana malum olan varlıklar adedince salât eyle, rahmet eyle.
İlâhî, sen bizleri Âl-i Beyt’inin yolundan ayırma.
Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’e lâyık ümmet eyle. Yolunda daim ve kaim eyle. O’nun ahlakıyla ahlakımızı tezyin eyle; sevgisine lâyık eyle.
İlâhî; bu sevgiye kavuşamadı isek kavuşabilmemizi, kavuştuk isek bu sevgiyi koruyabilmemizi nasip eyle. “Rahmeten li’l-Âlemîn” olan Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem)’i ve Ehl-i Beyt’ini sevmemizi, onların sevgi dairesine girip onlarla ayınileşmeyi nasip eyle.
Bu uğurda şüheda-i Kerbalâ’ya verdiğin ecir, fazilet ve şehadeti bizlere de lütfeyle.
Kıyamet günü onlarla birlikte Efendimizin sancağı altında haşr eyle. Âmîn
Cesim ZEYDANLI –16-05-2026 ANKARA
Kaynaklar
1~ (En-Nisâ 4/45, 75, 119, 123, 173)
2~ (Yûnus 10/62; el-Cum'a 62/6)
3~ (En-Nisâ 4/76; el-A'râf 7/27, 30)
4~ (En-Nisâ 4/139, 144; el-Enfâl 8/72)
5~ (Taberî, age. VI, 177-178; Vâhidî, Esbâbu'n-Nüzûl, s. 136.)
6~ (Râzî, Mefâtîhu'l-Ğayb, XI, 26.)
7~ (Müslim Kitap-44 Bab 4 Hadis-2408 / Müsned c.4 s.366-367 / Dârimî Kitap-23 Bab-1 Hadis-3319)
Not. Kaynak gösterilmeden izinsiz kullanılamaz. :5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibi, telif hakkı kapsamında; manevi ve mali haklara sahiptir
